
Shakespeare benzersiz anlatımıyla nasılda dile getirmiş korkutuğumuz gerçeğini. Ortada böyle bir gerçek olduğunu ve çoğu zaman yüzleştiğimizi kimse inkar edemez sanırsam. Ne kadar acımasız bir hayat yaşıyoruz ki bu denli korkuyla dolu bir yaşam sürmekteyiz anlam verebilmiş değilim doğrusu. İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor. Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, …

Çalışarak herşeyi başarabiliriz. Peki bizi başarmaktan veya çalışmaktan alıkoyan şey nedir? Aslında bu sorunun cevabı daha önce Yepce’de yanıtlamaya çalıştığım diğer pekilerden daha kolay… Çalışarak yapabileceklerimizin sınırsızlığına olan inancımız ile çalışmaya başlama gerekliliğimiz arasında çok ince bir çizgi vardır. Başarmak isteyen insanlar ile başarısı için çalışanlar arasında ise uçurumlar… İşte bu kadar basit… Başarmak istiyorsan …

Öncelikle ”önyargı” kavramına değinecek olursak; kelimenin sözlük karşılığının; “Bir kimse yahut şey hakkında bazı olay veya görüşlere dayanılarak iyice bilgi edinilmeden verilen hüküm, peşin hüküm” şeklinde olduğunu görebiliriz. Önyargı sosyal bir durumdur ve ne yazık ki insanlar önyargılı olmayı alışkanlık haline getirmişlerdir. Her şeye karşı içlerindeki bir his onları her zaman bir şekilde dürtüp dururak rahatsız eder. Özellikle de, insan …

Kişisel bilgilerimizin milyon dolarlar ettiği bir dünyada yaşıyoruz artık… Şirketlerin insan davranışının temellerine inebilmesi için gerekli olan bilgilerin paha biçilmez olduğu günümüzde, kimileri bu sayede dünyanın en zengin insanları arasına girmeyi başarabilirken. İnsanlık için çalışan çabalayan kişiler ise yerin dibine sokuluyor. Bunun en son öreniğini Jullian Assange adlı yayıncının başından geçenlerden anlayabiliyoruz. 18 Kasım 2010 …

Zorluklara göğüs germek, önüne çıkan engeller karşısında yılmamak, kendini kanıtlamak… Hayatta hepimizin başına onlarca kötü şey gelir. Kimi insan bunlarla başa çıkmayı daha çocuk yaşlarda öğrenirken kimisi bunu hayatı boyunca öğrenemez. Göğüs geremez, yılar ve kendini kanıtlama yolunda havlu atar. İş hayatı ise gerçek hayatın bir imgelemi gibidir. Sahtedir, kazanılacakların birim bazında hesaplanmasından başka hiçbir …

Türkçe üzerine bir matematik modelleme ve bunun olası sosyal yansımaları üzerine bir zihin jimnastiği Victor Hugo şiirlerini 40.000 kelime ile yazdı. Türkçe’yi en zengin kullananlardan Yaşar Kemal’in romanları 3.500 kelimeyi geçmez” görüşü çok yaygındır. Bu görüş haklıdır zira Türkçe’nin Fransızca’ya oranla daha az sözcük içerdiği doğrudur. İngilizce’ye, Almanca’ya, İspanyolca’ya oranla da daha az sözcük içeriyor …

Bu aralar zaman yönetiminde sıkıntılarım olduğu için Yepce’ye gelip paylaşım yapmakta büyük zorluk çekiyorum. Bu sebepten dolayı atıştırmalık paylaşımlar diye bir kavram icat etmeyi uygun gördüm. Önümüzdeki birkaç ay atıştırmalık paylaşımlarım ile Yepce’ye katılımıma devam edeceğim. Bugün paylaşacağım atıştırmalığım 80/20 kuralını sizlere hatırlatmak olacak. Pareto analizi olarak bilinen bu kuralın bizlere anlatmak istediği şey ise; …

Türkçe’de özgürlük… Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu veya her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet… İngilizce’de özgürlük… Freedom; the power or right to act , speak, or think as one wants… Fransızca’da özgürlük… La liberté est …

İnsanların yaşadığı hayatlara baktığım zaman gördüğüm şeylerden biri dünya-ay ilişkisine benzer… Maddi veya manevi anlamda kuvvetli olan bir kişinin uydusu olmak kimi zaman insana yarar sağlarken çoğu zaman yarardan çok zararı vardır. İşte tam da bu yüzden birey olmanın, farkında olmanın ve özgür olmanın anlamlarını tekrar keşfetmek gerekir. İnternette gezerken bulduğum bir sözü paylaşıyorum ki …

Küreselleşen dünyada ürünlerimizin veya hizmetlerimizin satılabilmesi için farklı olma gerekliliğini hepimiz çok iyi biliyoruz. 20 sene önce sıkıntısız bir şekilde satabildiğimiz ürünlerimiz yetersiz veya etkisiz pazarlama çalışmaları yüzünden (Bazı firmalar pazarlamaya ayrılan bütçeyi dahi gereksiz görürüyor.) satamaz olduk. Rekabetin artması, maliyetlerin daha da önemli hale gelmesi ve buna benzer birçok değişkenin piyasa koşulları içinde firmayı …