Ruhumuzun Ağırlığı

by Y.Ercan Payidar on 10/07/2010

in Yazılar ve Makaleler

Ruhumuzun Ağırlığı

Hayatı anlamlandırabilmek için bir çok yazı yazdım ve bu yazılarda her zaman tek bir özelliğin ön plana çıktığını gördüm; tüm maharetin zamanın ellerinde olduğu gerçeğini…

Çoğumuz 21 gram filmini izlemiştir.

Sean Penn, Benicio Del Toro ve Naomi Watts üçlüsünün mükemmel oyunculukları ile insana aman be hayat işte ölüp gideceğiz dedirten filmin dikkat edilmesi gereken kısmı ismindedir ve bu ismin neden bu filme koyulduğudur.

Dr. Duncan Macdougall adında bir doktor -Amerika’da Massachusetts eyaletinde yaşıyordu- 1907 yılında bir deney yapıyor. Kaçınılmaz olarak ölüme mahkum olmuş hastaların ruhunun ağırlığını ölçmeye çalışıyordu. Çünkü inandığı şey insanların ruhlarının da bir ağırlığı olması gerektiğiydi.

Ve sonuç olarak Dr. Macdougall bu rakamı 21 gram olarak tarihe yazıyordu.

Peki bu 21 gramın bana göre anlamı nedir?

İnsan son nefesini verdiği anda bedeninden çıkıp giden ağırlık olan 21 gram, gerçekten ruhumuzun ağırlığı mıdır yoksa bilimsel bir açıklaması var mıdır bilemiyorum. (Bilimsel olarak açıklanmaya çalışılmış fakat Einstein’ın görecelik kuramının çürütülememesi gibi 21 gram teorisi de çürütülememiştir.)

21 gramın anlamı üzerine birazcık kafa yorunca bunun sadece ruhumuzun ağırlığı olmayabileceği aklıma dahada yatmaya başladı.

Geçen gün hangi gazetede okudum hatırlayamıyorum ama bütün evrendeki bilginin sadece 2 gb. kapasitesi olan bir flash diske sığabileceği yönünde bir haberdi.

Haberin aklıma gelmesiyle 21 gramın ruhumuzun ağırlığına ek olarak bütün hayatımızın bir kaydı olabileceğini ve aynı zamanda kuantum fiziğine saygı duyan bir insan olarak bu 21 gram meselesinin enerji ile alakalı olabileceğini de düşündüm.

Kuantum fiziğine göre her şey enerjiden meydana gelmektedir ve enerji yoktan var olamaz. Bulunduğumuz yerde 21 gramın ne olabileceğine biraz daha yaklaşmış oluyoruz.

Daha ilk okuldayken öğrenmiş olduğumuz Ep= m.g.h veya Ek= 1/2 m.v² yani potansiyel ve kinetik enerji bize bu konuda yardımcı olabilir. (m ağırlığı simgeliyor)

Potansiyel enerjinin tanımı;  cisimlerin bir alanda bulundukları fiziksel durumlardan ötürü depoladığı kabul edilen enerjidir. Kinetik enerjinin ise; hareket eden cisimlerin sahip olduğu enerji şeklidir.

Ölümümüze bakarsak; fiziksel durumumuzdan ötürü bir enerji depolayamıyoruz ve hareket etmemiz de olanaksız çünkü ölüyüz… :)

Peki o zaman içinde bulunduğumuz alan neresidir?

İşte geldiğimiz noktada anlıyoruz ki o 21 gram artık bu dünyada değil, belki diğer tarafa doğru enerji halinde akıp gitti belki de ruhumuz olarak…

Konuyu daha fazla dağıtmadan aklımda oluşan saçmalıkları bir kaç cümle ile bitireyim.

Dünyada hala açıklayamadığımız olaylar oluyor ve olmaya da devam edecektir ve teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin sorular devamlı artacaktır.

Ve 21 gram kadar cüzi bir ağırlığı dahi açıklamakta bu denli zorluk çekerken insanın neden mutlu olmaktan daha çok paraya, anlık zevklere ve bu gibi travmatik sonuçlar doğurabilecek saçmalıklara zaman ayırdığını görmek gerçekten bana inanılmaz üzüntüler yaşatıyor.

Yazıma başlarken tüm maharetin zamanın ellerinde olduğu gerçeğini gördüğümü söylemiştim.

Evet gerçekten tüm maharet zamanın ellerinde ve o elin sizi ölümünüzden sonra taşımak için çok fazla güç harcaması gerekmeyecek.

Çünkü sadece 21 gramsınız!

pixel Ruhumuzun Ağırlığı

Leave a Comment