Fırsatların Peşinde…

by Y.Ercan Payidar on 10/05/2010

in Yazılar ve Makaleler

Fırsatların Peşinde…

2010′a ne ümitler ile başlamıştık; istediğimiz her şeyin olmasını umarak, ülkenin daha iyi yerlere gelmesini bekleyerek, takımımızın şampiyon olmasını dileyerek… Sonuç çoğu kişi için hüsranla devam etmekte…

Yine her zamanki sorgulama yöntemlerimden biri olan, pekili bir cümle ile devam ediyorum…

Peki bu başarısızlıklar bizim yolumuza engel olabilir mi?

Bu sorunun cevabını geçen günlerde aldığım ve okumaktan çok büyük zevk duyduğum “İnovasyon” adlı kitabın yazarı Tina Seelig‘e bırakıyorum.

Seelig’e göre;

Büyük hedefler söz konusu olduğu zaman genellikle kullanılabilecek daha fazla kaynak bulunur ve amaca ulaşmanın çok sayıda yolu vardır.

Bu önermesini de bir örnekle açıklıyor Seelig;

Örneğin, San Fransisko‘dan Kabil’e gitmeniz gerektiğini hayal edin. Pek çok değişik yol vardır; kendinize oraya gidebilmek için gerekli zamanı ve kaynakları sağlarsınız ve işler planlandığı gibi gitmediği taktirde esnek davranabilirsiniz. Ama şehrin bir ucundan ötekine gitmek niyetinde iseniz, gideceğiniz yol neredeyse bellidir ve siz de bu yolculuğu hızlı bir şekilde tamamlamayı beklersiniz. Eğer şu ya da bu şekilde yol kapalı ise olduğunuz yerde saplanır kalır ve yılgınlığa kapılırsınız.”

Kısaca Seelig’e göre; ulaşılmaz diye düşündüğünüz şeyleri hedeflemek, esnek olabileceğinizi, kaynakların da bir o kadar sizin için istediğiniz yerde olabileceğini gösteriyor. Aslında birçok örnek de tarihte mevcut.

“Eğer başkaları deli olduğunuzu düşünüyorsa doğru yoldasınız demektir.”

Başarılı insanlar başarılı olacakları yolları buldukları için başarılı olur diyor Tina Seelig.

Peki bu sene neden bu kadar kötü geçiyor?

Fırsatları göremiyoruz, fırsatlarımızı yaratamıyoruz, kalıplar içine kendimizi hapsetmekten başka bir şey yapmıyoruz. Sebeplerden bir kaçı bunlardan biridir kesin…

Bu tip görüş açılarının gücünü azaltmak için de bir çıkar yol öneriyor Seelig;

Eğer karşılaştığınız her şeye geliştirmeyi amaçlayan bir gözle bakarsanız, sayısız fırsat bulabilirsiniz.

Bence hayatın anahtarı bu cümlenin ardında gizli… Bence bu cümle her türlü sıkıntıya, yokluğa veya başarısızlığa yeni boyutlar getirebileceğimizi gösteriyor.

Yeni boyutlar yaratabilmek için ise dikkat etmeliyiz; etrafımızda yaşananlara, gözden kaçırmayı alışkanlık edindiğimiz küçük detaylara, sevdiklerimize, sevmediklerimize, onların yaptıklarına, haberlere, habersizliklere, yokluklara, isteklere, kendimize…

Her şeye dikkat etmeliyiz, içinde dünyalar dolusu fırsatların olabileceği her şeye…

pixel Fırsatların Peşinde...

{ 2 comments… read them below or add one }

Erhan Payidar Mayıs 10, 2010, 21:41

Gerçekten çok güzel bir paylaşım olmuş bunun için teşekkürler insanların ufkunu açan yıldığı zaman yeni bir yol bulması gerektiğini gösteren örnekler.Fakat her şey bu kadar basit olduğunu düşünmüyorum.Sonuçta yolu bilmekle yolda yürümek çok farklı şeyler.Bizim insanımızın son zamanlardaki en büyük eksiği bu bence.ne yapması gerektiğini bilen fakat onun için çaba harcamayan çoğu şey havada kalıyo…

Cevapla

Y.Ercan P. Mayıs 10, 2010, 22:46

yıllarca öğrendiğimiz belirli düşünce kalıpları var, insanın bunlara alışmak için bilmeden uğraştığından daha çok efor sarfetmeli ki o bildiklerini hayata geçirebilsin… sonuçta herkes kendi hayatında, her saniye değişimi yakalamayı düşlüyor… fakat eninde sonunda kendi ile baş başa kaldığı zaman anlıyor ki gerçek değişim düşünmekle elde edilenden daha zor. teşekkürler erhanım yorum için, yolu bildikten sonra elbet bir gün o yolda yürümeyi de öğreniriz… :)

Cevapla

Leave a Comment