Hayat kendini bulmak değil, kendini yaratmaktır!
George Bernard Shaw
Neden kendini isteklerine göre yaratmak dururken, insanlar ben neyi daha iyi yaparım gibi arayışlara girerler? Bence çok temiz bir cevabı var bu sorunun, delilik!
İnsan her şeyde iyi olmak ister, her şeyi yapmak ister ve her şeyi yaşadığı kısacık hayata sığdırmak ister. İstekleri bitmez! Tabi sonu hüsran olur, denedim olmadı der. Tanrı bana şans tanımadı, tanrı beni sevmiyor, tanrı beni görmüyor. Allah aşkına ne alakası var? Tanrının senin yaptığın şeyler ile ne gibi bir alakası olabilir ki? Senin seçimlerin seni bağlamaz mı?
Her neyse ; düşünebilen tek yaşam formu olarak bizler, aslında düşünmeyi pek bilmeyiz. Bunun sonucunda arayış içine girer, dünyanın isteklerimize karşılık vermesini bekleriz. İstemeyi çok iyi bilirken; çalışmayı, başkaları için iyi şeyler yapmayı, zamanı iyi kullanmayı unuturuz. Dünya deriz, geldik gidiyoruz. Madem geldin gidiyorsun be adam niye isteyip duruyorsun? Niye hep bir arayış halinde seyir ediyorsun?
Çok dağıtmadan konumu, anlatmak istediğim nokta; hayat elbette arayış halinde olmaktır, hayat aynı zamanda arayış halindeki bünyeler için kendini yaratmaktır. İki kavram da aslında aynı şeyleri simgeler. Yaratmak için; meraklı olmak, okumak ve aramak gerekir. Aramak içinse yaratmayı istemek…
Peki ego niye arayışın ve yaratıcılığın önündeki engeldir?
Ego şahlanmış bir at üzerindeki şovalye gibidir
Sigmund Freud
Onu kontrol edemezsek hayat bizi yerle bir eder. Aramak ve bulmak için, yaratmak için; öncelikle kendi içimizde yaptığımız savaşlardan galip çıkmamız gerekir. Bu konuda Freud’un alt bilinç, ego ve süperego ile ilgili zihin oluşumunu internette bulup okumanızı tavsiye ederim. Kendi kendinize verdiğiniz kararların gerçekten sizin kontrolünüzde olup olmadığını anlamak istiyorsanız, kararlarınızın duyguluraınıza ne kadar yenildiğini keşfetmek istiyorsanız okuyun, araştırın ve kendinizi yaratmaya başlayın.
Sevgiyle kalın.

















